21 Ocak 2013

Kafeste Şarkıcı Cırcır Böcekleri...



Bugün evimizin yakınlarında bir çiçek ve petshop pazarına gittik eşimle. Bir çiçekçi, bir petshop, bir çiçekçi bir petshop dizilmişler yan yana... Kapılarının önlerinde taze taze çiçekler, köpek havlamaları, ahşap sevimli kafeslerde değişik kuşlar ve sesleri... Öte yandan da şu bizim hakkını yediğimiz Cırcır böceklerinin şarkıları yükseliyor. Ses yoğunluğu dikkatimizi çekince tezgaha yanaştık biz de. Küçük küçük kutularda yan yana dizilmiş Cırcır böcekleri, onları alalım diye midir yoksa hikayelerindeki sebepten ötürü bilmem olağanca güçleri ile bağırıp o bilindik melodideki şarkılarını söylüyorlar. 
Kimileri kocaman, kimileri daha küçük. O sırada Cırcır böceklerinin yemek vakti geldi. Ve beslemeye başladılar. Cırcır böcekleri ne ile beslenir daha önce görmek bir yana, düşünmek bile aklıma gelmemişti. Baktım amca elinde bir kase, her minik kafese bir dilim havuç, bir dilim lahana koyuyor. Meğer havuç ve lahana severlermiş. Kimisi sustu yemeğine daldı, kimisi de yorulmadan şarkısına devam etti. 



Sonra dedik ne yapıyorlar bu hayvanları?
Bu böcekçikler Çin'de çok kıymetli. Kimisi Cırcır böceklerini o küçük kafeslerde yanında taşıyor, kimisi de evinde evcil hayvan olarak besliyor. Bizim için ne kadar da değişik bir fikir değil mi, bir o kadar da uzak? Meğer Cırcır böceği kutsal hayvanmış. Çin'in tarihi boyunca da şans getirdiğine inanıldığından hep kutsal bilinmiş. Hatta evlerinde altın kafeslerde besleyenleri bile varmış. Özellikle çocuklara doğayı anlatmak için de  evde bulunması iyi  bir fikirmiş diyorlar. Bir de cırcır böcekleri şans getirmesinden daha önemli bir şeyi temsil ediyor Uzak Doğu'da; Ölümsüzlük...Cırcır böcekleri ölümden sonraki hayatın yeryüzündeki hatırlatıcısıdırlar. Aynı zaman da bu sanatçı hayvanın kabuğu Çin Tıbbı'nda panzehir olarak kullanılır ve kansere karşı geliştirilen ilaçların da arasında yer alır. 


Kimdir bu Cırcır Böceği?
Gryllidia ailesinin birer ferdidirler. Yaklaşık beş yıl boyunca toprak altında yaşarlar. Dışarıdaki hayatları ise ortalama iki yıl kadar sürer. Hep karıştırılan Ağustos böceklerinin aksine Cırcır böcekleri sadece yazın değil, kışın da yaşar. Erkekler, üreme zamanı dişi bir Cırcır böceğini kendisine çekebilmek için kanatlarını olağanca gücü ile titreştirerek o taa çocukluğumuzdan tanıdık melodideki müziğini besteler. Çiftleşme sonrasında da zaten kısacık olan ömrünü terk edip, hayata veda ederler. Öyle ki ölümlü hayatı hatırlatmasının nedeni de belki bu kadar kısa yaşıyor olmalarıdır. Hep demez miyiz 'Hayat kısa, kıymetini bilmek lazım' diye. Cırcır böcekleri Barbados'ta da kıymetli hayvanlardır, şans ve para getirildiğine inanıldığından asla öldürülmezler. Brezilya'da da yağmurun habercisi oldukları için çok sevilirler. 


Cırcır böceğinin hikayesinin yanı sıra Can Dündar'ın hepimizin çok sevdiğini düşündüğüm o meşhur Ağustos böceği hikayesini anlattığı köşe yazısını da paylaşmak istedim; Eski de olsa tam da Ağustos'u uğurlarken yazması da manidar olmuş doğrusu :) 
Keyfli yazılar

http://gundem.milliyet.com.tr/sarkici-bocegin-oykusu/gundem/gundemyazardetay/30.08.2011/1432850/default.htm





Antalya Belek’te tatil yapan 39 yaşındaki bir Alman bilim adamının Almanya’ya yolladığı kargo şüphe çekmiş.
Kutu açılınca içinden deney tüplerinde ağustos böcekleri çıkmış. Gözaltına alınan profesör, “Araştırma yapacaktım” demiş.
Yaz boyu arka bahçede bana ücretsiz konserler veren bir orkestranın çalındığını düşündüm okuyunca...
Ve ağustosa veda ederken, adını ağustostan alan bu tutkulu şarkıcının hikâyesini anlatmak istedim.
* * *
Yazın çalıp söyleyen, kışın karıncadan dilenen bir tembeli niye kaçırsın ki bilim adamı?
Bilen biliyor ya; La Fontaine imzalı bu masalda bir haksızlık var.
Bu çekirge irisi aşk böceğinin kısa ömrü hiç de öyle laylaylomla geçmiyor çünkü...
Annesi onu, yumurta içinde bir ağacın dalına bırakıyor. Çıkınca elbise değiştirip toprağa gizleniyor. Su geçirmez sığınaklarda ağaç köklerinden emdiği besinlerle yaşıyor. Yaklaşık 20 yıl sonra topraktan yüzeye çıkıp ağaçlara yerleşiyor ve şarkısına başlıyor.
* * *
Türkçenin zenginliğiyle “Cırcır böceği” diye de anılan bu böcekten ilhamla karısını “Cırcır böceği gibi dırdır etme” diye azarlayan beyler:
Biliniz ki, dişisi ötmüyor cırcırböceğinin...
Çünkü “cırcır” sesini çıkaran, dişilerde olmayan, erkeğin kanadı altında yer alan, gergin bir zar... Erkek böcek, o zarı titreterek, dallara sürterek cırlıyor.
Niye?
Kız bulmak için elbette...
Bir arkadaşımın benzetmesiyle, habire eliyle kulağının arkasına vura vura “Karı istiyrem” diye bağırıyor.
Tabii yaz geceleri milyonlarcası bir arada söyleyince bu, devasa bir serenat korosuna dönüşüyor.
HHH
Niye karı-kız peşinde koşacağına karınca gibi çalışıp ekmeğini stoklamıyor?
O ekmeği yiyemeyecek kadar az yaşıyor da ondan...
Toprak altında geçen 20 yıldan sonra, eş bulup çiftleşmek için sadece 3 haftası var. O yüzden panik halinde, avaz avaz bağırarak dişileri çağırıyor.
* * *
Geldik en trajik bölüme:
Çıkardığı bu ses, erkek cırcırın idam fermanı oluyor.
Sadece yerini saptayan kuşlara yem olduğu için değil...
Et yiyen parazit kurtları sese koşup yumurtalarını cırcırın üzerine bırakıyor. Kurtçuklar erkek böceğin sırtında şişmanlıyor ve kemire kemire onu 3 haftadan da erken öldürüyor.
Yani aşk çağrısı, eceli davet ediyor.
Fazla çene öldürüyor.
Araştırmacılara göre o zaman da devreye evrim giriyor. Kurtçukların yoğun olduğu adalarda, soy tükenmeye yüz tuttuğunda, kanadı zarsız türden bir erkek cırcır böceği türüyor.
Dişi özelliği gösteren bu “zenne böcek”ler, sessizlikleri sayesinde kurtlara yem olmaktan kurtuluyorlar. Ama bedeli ağır:
Kur yapma şarkısını söylemedikleri için dişi bulamıyorlar. Ya bir şarkıcı arkadaşının yanına takılarak kız tavlıyor veya hayata bakir olarak veda ediyorlar.
* * *
Ama doğa işte:
Soy tehlikeye girince, sessiz erkeği seçen dişiler çıkıyor.
Bazıları, içten çürümüş gevezelerin serenadına kanmaktansa, susarak hayatta kalan zekileri tercih ediyor.
Böylece asalakların artması, çalçene çapkınlar karşısında kur yapamayanların şansını artırıyor.
İşte “aşk... aşk...” diye diye ölüme giden kısa ömürlü müzisyen böceğin öyküsü...
Bayram tatilinde kulağınıza çalınırsa hatırlayın istedim.
Hepinize mutlu bayramlar dilerim.




Blogger tarafından desteklenmektedir.

© 2011 Doğu incisi, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena