28 Şubat 2013

I LOVE BOOK; 'Küçük Şeyler' -Çinliler birbirinin aynısı değil!



Burada şimdilik en büyük sıkıntı kitap okumak. Okumak derken okumak elbette sıkıntı değil ama kitap bulmak diyelim. İngilizce kaynaklar bulmak mümkün oluyor tabi. Ya da e-book olarak okuyabiliyoruz. Elbette bana soracak olursanız kitaba dokunmak gibi değil ama merak edip okuyamamaktan iyidir. Şimdilik e-book olarak idare ediyorum, ilerleyen günler içinse başka bir planım var denemek istediğim. Uzun yıllardır ben kitapçıdan değil de kitapyurdu.com'dan alışveriş yapıyorum.
Çok da memnunum.
Hem fiyat açısından oldukça indirimli oluyor, hem de vakit olmadığında elinize kadar geliyor. İade kolaylığı da var tabii. Açıkçası ben hiç sorun yaşamadım. Geçenlerde gönderim seçeneklerini kontrol ederken yurt dışında da gönderim yaptıklarını öğrendim ve çok sevindim. Ancak kitap listemi henüz tamamlamadığımdan siparişim beklemede. Bu arada önerebileceğiniz güncel kitaplar varsa memnun da olurum :) 


Benim de size bir kitap önerim olacak bu arada. Yeni başladım çok ortalarına gelemedim kitabın ama uzun zamandır hayata bakış açısını sevdiğim birinin kitabı. Üstün Dökmen'i TV deki Küçük Şeyler programından neredeyse hepimiz tanırız. Biz ailece televizyonun karşısında oturur izlerdik. Babamla annem özellikle çok severdi. Üstün Dökmen o sevilen programından yola çıkarak, televizyonda bahsetmesi mümkün olmayan detayları da ekleyerek kitabı kaleme almış. Ben epeydir niyet ediyordum okumaya hatta kitabın ikincisi de çıktı. En sonunda ben de e-book olarak okumaya karar verdim. Ve başladım. Kitabın içerisinde benim tam da yaşadığım anın bir açıklaması var. Okuyunca garip hissettim. Yaşadığım olaya bilimsel açıdan yapılan yaklaşım bana iyi geldi. Çünkü kendi içimde oturtabildiğim bir yeri yoktu bu durumun. Kısaca özetleyeceğim size. Çin'de yaşamaya başlamadan önce çekik gözlü ırkın hepsi birbirine beziyordu. Allah'ım diyordum nasıl da aynılar, eşim de aynı fikirdeydi hatta çevremizdekilerle Çinlilere denk geldiğimizde hepsi aynı diye konuşurduk. Sonra ilk önce eşim geldi Çin'e, arada konuşurken soruyordum;
- 'Çinli arkadaşlarını karıştırmıyor musun?'
-Aslında çok da aynı değilllermiş' diyordu. 
-'Hadi canım sende bildiğin aynı işte adamlar, hatta konuştuk senle!'

Neyse gelmeden arada annemler falan geyik muhabbeti yapıyoruz, 
-'Komşularını karıştırma.' falan diyorlar gülüşüyoruz. 

Ardından Çin'e geliyorum. Bu kadar insanı bir arada görmeye başlıyorum. Günler geçiyor. 
-'Bunun gözleri farklı'
-'Bunun burnu değişik' 
-'E bunun yanakları çıkık' 
-'Ama bu büyük dudaklı, öteki değil!'

Evet fark ediyorum ki birbirine benzeyen bir tane bile Çinli yok. Yıllarca yanlış bildik. Hepsi başka, evet göz kapakları hepsinde tek kıvrım, burunları da küçük ama hepsi değişik. 

Kitabı okurken de tam bu örneğe rastlıyorum. Üstün Hoca bu konuya değinmiş. Açıkçası şaşırdım karşılaşınca. Bu sadece içindeki bir konu, hepimizin okuması gerektiğine inandığım ve pozitif yaşama inanılmaz katkısı olan bir kitap. Aşağıda kitabın Çinliler ile ilgili olan kısmını ekliyorum. İmkanınız varsa kütüphanenize eklemenizi öneririm elbette.
Şimdilik benden bu kadar iyi okumalar :)











Blogger tarafından desteklenmektedir.

© 2011 Doğu incisi, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena