22 Mart 2013

Biyolojik saatinize kulak verin!



Biyolojik saatin hayatımız üzerindeki etkisini hepimiz az çok biliriz. Vücudumuz kusursuz bir saat gibi işlerken biz onun düzenine karışmaya devam ederiz. Geç saatlere kadar oturmalar, dengesiz uyanmalar, kahvaltısız sabahlar, aç karınla içilen kahveler, geç yenen yemekler... Hep farkında olmadan kendimize yaptığımız işkenceler bunlar. Aslında vücuda zarar vermenin her türlüsü günah değil mi? Hepimiz geç saatlere kadar oturup sabah yataktan zor kalkarız. Ben yılardır erken yatmayı öğrenemedim mesela. Gece saat 01:00'i görmeden içim rahat etmiyor. Neyse ki sabah sürünerek uyananlardan değilim 5 saat uyku bana yetiyor. Ama biyolojik saatimin dengesine ne kadar zarar veriyor bu durum emin değilim. Çünkü uyku saatlerinde vücudun salgıladığı hormonlar uyanıkken salgılanamayabiliyor.


Dolayısıyla pek faydalı bir durum değil. Hayatın koşuşturmasından kendimize vakit ayıramadığımız ya da bu bahaneye sığındığımız zamanlar oluyor. Benim size tavsiyem elinizden geldiğince buna dikkat etmeniz.Çünkü hayatta sizden daha kıymetli bir şey yok. Sevdiklerinizi düşünün ilk önce siz olmasanız ne kadar üzülürler. Biyolojik saatinizin tik taklarını dinlemezseniz elbette ölmeyeceksiniz ama yaşam kalitenize etkisi büyük olacak. Bunun için eklediğim Bilim - Teknik dergisinden alıntıları mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Mümkün olduğunca da paylaşmanızı öneririm. İnsanın beden sağlığı ve ruh sağlığı için gerçekten oldukça önemli. 
Hepinize iyi ve sağlıklı bir hafta sonu diliyorum :)


Blogger tarafından desteklenmektedir.

© 2011 Doğu incisi, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena