26 Mart 2013

KARALAMALARIM; Mektuba dair...(Tırtıllar kelebek olmuş)


Bugün dört minik elden ve artık minik diyemeyeceğimi fark ettiğim Gülçem'den mektuplar geldi. Büyükten küçüğe sıralayacak olursak Gülçem artık kocaman olmuş. Her cümlesinde hayatın akıp giderken  götürdüklerinden kendine çekip aldığı ve özgünleştirdiği kelimeleri var. Çocuksu gözlerinin arkasında büyüyen genç kızın ruhunu her cümlesinde hissettim. Gözlemledikleri sadece gördüklerinden ibaret değildi. Artık var olanlara kendinden de bir şeyler katıyor. 'Çin'deki Aileme' diye başlamış. Senin o minik parmakların ne zaman bu kadar büyüdü de biz göremedik. İlk göz ağrıları hiç büyüyemez belki de haklısın. Özlemek bazen karşındakine söylediğinde aslında hislerinin karşılığı olamıyor. İnsanoğlunun bu duygu için halihazırda bir kelimesinin var olduğunu pek sanmıyorum. Çünkü özlemekten öte bir duygu sanırım sadece bu kadarıyla ifade edilebilir. Belki de hepimizin bildiklerinden üstün bir duygu olduğundandır. İçimde özlemekten öte bir duygu var olsa da belki de herkesteki gibi bende de bir isme sahip değil. Özlemenin bir adım ötesi nasıl anlatılır ki? Burada olduğuma üzüldüğüm bir kaç şeyden biri, sen büyürken seninle dışarı çıkıp kız kıza kahve sohbetleri edemeyecek olmamız. Ve tüm cümlelerini seçerken hayatının, yanında olamamak. Sessiz oturuşlarına, ani çıkışlarına tanık olamayacak olmak üzüyor beni. Neyse ki; avunduğum bir şey var. Kalemin sağlamlaşıyor ve seninle yazışabileceğiz. Evet, bildiklerin doğru, en doğrusu da İlk göz ağrımız olduğun...

Berkay; Küçük adamım. Doğduğundan bu yana üzerinde bir büyüklük, olgunluk taşıdı. Mektubunda da bir bey efendi edası ile başlayıp, ciddi ama samimice bitirmiş. Mektubu yazarken ki ciddiyetini görür gibiyim. Her satırında heyecanını gizleyişini biliyorum. Ne güzel seninle yazışmak.

Betüş; Kıvırcık saçlı, kara gözlü kuzum. Hayatının ilk mektubunu yazarken o kalem tutan parmakların kurduğu cümlelerin bana olduğunu bilmek ne güzel. Daha kelimeleri yan yana yeni getirirken, buralara kadar mektup yollamış. Mektup yollayıp, ısrarla cevap beklerken hep bir nedenim vardı. Skype, whatsapp, viber ve dahası derken bizim eski ve duygu dolu geleneğimiz uçup gidiyordu minnacık çocuklarımızın bir yanına bile değmeden. Dedim ki, evet çok uzağım. Belki ben dünyanın bir ucuna mektup yazmış olmayı isterdim çocukken. Geç gelir ama gelir. Mektubun heyecanı internete benzemez. Çünkü bilirsin ki o boyalı minik eller, küçücük parmaklar o kağıda değmiştir. Ten vardır, kağıtta. Ve kağıdın görevi o teni uzaklara taşımaktır. Şimdi elimde tuttuğum bu 5 mektup 5 farklı elden geçti ve tene değdi. Sanki bir ruhu var kağıda yazılanların. Uzaktaki bir şeyleri de getirdi sanki, sadece bir kaç cümle değil koşup gelen. Bunun için çocukların mektuplaşmasını istedim. Betüş mektubu alınca anneme 'Hala, ben hiç mektup yazmadım, mektup nasıl yazılır ki?' demiş. Kara gözlü kuzum benim senin o naif ruhun kaleme dökülmüş zaten. Sen biliyorsun duygulu olmayı, yazmayı... İşte gördün nasıl da kolay... 

Naz'ımm... Çılgınım... Daha küçücükten büyük hikayeler biriktirenim. Herkes ile anısını ayrı bahçelerde sulayan ve canlı tutan çocuk. Sana çocuk demeye dilim varmıyor. Büyük desem değilsin. Nasıl olur da o minnacık aklında bana dair hikayeler yer edinir, saklı kalır. Sen daha çok şey öğreniyorsun. Var olanları unutmak bir yana, günden güne tazeleştiriyorsun. Hiçbir şey değersiz değil senin için. Nasıl da düşünemem,  aylar önce verdiği kağıt parçasını babasına aylar sonra soran çocuk, hikayeleri, anıları unutur mu hiç? Büyümüşte küçülmüş derler ama senin için bu bile yeterli değil. Seni anlatmak için benim kelimelerim az geliyor, bazen anlamak için de... Çizdiğin resimler harikulade. Tercih edersen ablan kadar başarılı olacağına eminim. Unutmadan; 'Bize tırtıl da bir kelebek de miniğim :)'
 

Yani bugünkü sürpriz beni uzunca bir süre idare edeceğe benziyor. Bu yazı var diye mektubunuz karşılıksız kalacak sanmayın :) en kısa zaman da ben de kalemi elime alacağım.

Ve size mektuplaşmanın ne kadar kıymetli bir bağ olduğunu anlatan bir film önereceğim. Mutlaka izlemelisiniz bu duygu dolu hikayeyi... Şimdi traileri izleyin belki tercihiniz için bir artısı olacaktır...


Size kocaman sevgiler...


Blogger tarafından desteklenmektedir.

© 2011 Doğu incisi, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena