03 Nisan 2013

Çin'de ince işçilik sanatı; Yumurta oymacılığı



Spesifik işlerle uğraşmayı seven Çin halkının yeni bir hobisini daha öğrendim. Aslında hobi demek biraz haksızlık olur sanırım. Sanat demeliyim buna... Aslında Çin'de çok fazla rastlamak mümkün değil. Çünkü kolay kırılan bir madde olduğundan işlenmesi de oldukça zor oluyor. Doğal olarak her sokak başında bulabildiğiniz satıcılar gibi de olmuyor kendileri. Ben şimdiye kadar sadece bir tane gördüm. Ve özellikle dokunmamamız için uyarıda bulundular. Açıkçası dünyanın her yerinde cazip bir sanat haline geldiğini düşünüyorum ama bu sanatın Çin için bir anlamı var. Ve oldukça da eskiye dayanıyor. 



Eski Çin'de doğum günleri ve düğünlerde mutluluk paylaşmanın ifadesi olarak kırmızıya boyanmış yumurta götürülürmüş gidilen yere. Zamanla bu yumurta satıcıları tezgahlarını genişletip üzerine renkli kuş ve manzara resimleri çizmeye başlamışlar. Günümüzde de yumurtanın içi şırınga yardımı ile alınarak içerisi streril hale getirilerek üzerine tabiri caizse iğne ile sanat uyguluyorlar. Çok büyük hassasiyet isteyen bu iş için öncelikle manzara kurşun kalemle çiziliyor ve ardından özel iğne uçlu bir aletle oymaya başlanıyor. Oyma işlemi sırasında ellerin titrememesi bu mesleğin icrası için şart. Kırılgan kabuk en ufak hata ile tuz buz olabilir. Hatta sanatınızın sonuna bile gelmiş olabilirsiniz bu olay başınıza geldiğinizde. Bunun için yumurta oymacılığı sanatçılarının elleri oldukça önemlidir. 





Öyle detaylı ve küçük resimler oyulur ki yumurta üzerine onu görmek için büyüteç kullanmanız gerekebilir. Oymacılık işlemi için tavuk, ördek, kaz ve deve  kuşu yumurtası kullanılır. 
Benim en çok ilgimi çekenler aslında deve kuşu yumurtalarının oymacılığı. Çünkü onu oyduktan sonra gece lambası veya mumluk gibi kullanmak mümkün oluyor. ancak küçücük tavuk yumurtasına iğneyle işlenen bu sanata saygı duymamaya imkan yok. Çin için felsefi bir yanı da mevcuttur aslında yumurta oymacılığının, rivayete göre eski filozoflar yumurta oymacılığından yer ile göğün bölünmesini hatırlatırmış. Siz de hatırlarsanız daha önce Pan Gu'nun dünyayı yaratışı yazısında Pan Gu kabuğunu kırıp dışarıya çıkmıştı. Dolayısıyla yumurta ve kabuğunun geçmişte önemli bir yeri vardır.




Paris'e
bu denli düşkün oluşlarının sebebini anlamış değilim henüz.
Bir de Çinlilerin bir atasözü var iki tarafa arasındaki uçurum gibi farkı tabir etmek için söylenmiş. 'Yumurtayı taşa vurmak' derler. Yani sert kayanın gücü karşısında yumurtanın hassas ve hemen kırılabilecek yapıda olmasıdır. Aslında zengin ve fakiri birbirinden ayırmak için söylenmiş özlü bir sözdür. İşte yumurta oyma sanatının hikayesi de böyle. O kadar çok  kaynak var ki bununla ilgili hepsini tek tek yazmakla uğraşmak istemedim. Detaylı bilgi isteyen Google'dan devam edebilir ancak işin özünü ben sizinle paylaştım :)
Sevgiler...
  

Blogger tarafından desteklenmektedir.

© 2011 Doğu incisi, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena