06 Mayıs 2013

I LOVE BOOK; ADI AYLİN - Ayşe Kulin


Puanı: 8/10

Kitap Adı: Adı Aylin 
Kitap Yazarı: Ayşe Kulin
Kitap Sayfa Sayısı: 494 (fotoğraflarla birlikte)
Okuduğum Sayfa Sayısı: 494

Arka Kapak 1 : 
Aylin Radomisli Cates, 19 Ocak 1995 Perşembe günü, evinin bahçesinde, o sabah evini temizlemeye gelen hizmetçisi tarafından, kendi arabasının altında ölü bulundu. Üstünde ve etrafta nasıl öldüğüne dair hiçbir iz yoktu. Bir hırsızın saldırısına uğramış değildi. Bir katille boğuşmamıştı. Elbisesi yırtılmamış, tırnakları kırılmamıştı. Çorapları bile kaçmamıştı. Kaptıkaçtı tipi arabası, parke taşı döşeli dümdüz avluda, aklın alamayacağı bir nedenle kayarak, dört parmak yüksekliğindeki seti atlamış, meyil aşağı inmiş, ön tekerlekleri yolda, arka tekerlekleri duvara takılı durmuştu. Aylin, arabanın altına çaprazlamasına girmiş, sırtüstü yatıyordu. Üstünde abiye bir gri döpiyes, yakasında yarım ay biçiminde bir elmas broş, parmağında tek taş yüzük vardı. Otopsi raporuna göre, iki gün önce, Salı gecesi ölmüştü. Türkiye’nin tartışmasız en ünlü kitaplarından biri Adı: Aylin, prenseslikten Amerikan ordusuna uzanan baş döndürücü bir hayatın romanı

Arka Kapak 2:
...Yükseltilmiş sahnede kapağı açık, maun bir tabut duruyordu. Uzun bir sıra oluşturan insanlar, tabutta yatan albay üniformalı Amerikan subayını selamlayıp, içlerinden dua ya da veda ederek, tabutun başından ayrılınca, yanan yürekleriyle gelip salondaki koltuklarda yerlerini alıyorlardı. Herkes etrafa hakim olan ordu düzeninin saygınlığını kutsar gibi sessizce ağlıyordu...
Katafalkın üstünde, dört bir yanı rengarenk çiçeklerle donanmış tabutta yatan kişi, bir askerden çok, oraya bir film çekimi için öylece uzanıvermiş bir Hollywood yıldızını andırıyordu. Bu albay üniformalı Amerikan subayı, bir Türk kadınıydı...


Gelen kitapların arasından hızlıca karar verip okumaya başladım Adı Aylin'i. Gerçek bir hikaye oluşu onu seçmiş olmamdaki sebeplerin başında yer alıyor. Bu okuduğum ilk Ayşe Kulin kitabı olacaktı. Yıllardır herkesin tavsiye ettiği Adı Aylin'le burada başbaşa kalmak nasipmiş. 


Kitabı 3 günde bitirebildim. Hem kısa hem uzun bir süre aslında. Çünkü okul ve hafif şiddetteki grip olmasaydı belki de bir günde bitirmiş olabilirdim. Ayşe Kulin'in dilini beğenmediklerini söyleyenler olmuştu bir kaç kez, bu yüzden de tercih etmediklerini. Açıkçası henüz bilmiyorum benim Ayşe Kulin'i sevişim bu kitaptan mı yoksa Ayşe Kulin oluşundan mı?
Artık ikinci siparişte almayı düşündüğüm ama hangisi olduğuna henüz karar veremediğim kitabını okuduktan sonra belki bir yorum yapmak mümkün olur. Kitaba gelince; açıkçası zaman zaman eğlenerek, zaman zaman düşünerek, çokça hüzünlenip bazen de dayanayıp gözlerim dolarak okudum Aylin'in hikayesini. Karakterinin analizi, ruh halleri, bitmek bilmeyen enerjisi, taşkınlıkları, başarıları, başarısızlıkları, duyguları üstüne epey düşündürdü beni. Ve kitap bitince uzunca bir düşünceye dalıp ilk başlarkenki birkaç sayfayı dönüp tekrar okudum. Ve herkes gibi orada yaşananlara neyin sebep olduğunu düşündüm durdum, hiçbir zaman öğrenemeyeceğimi bile bile. Şimdi bana kitabı Sevgili Terzi Mankeni  önermişti. Kendisine teşekkür ediyorum ve ben de size öneriyorum. Eğer hala okumadınızsa kitaplığınıza ekleyin derim. 
Bol kitaplı günler.
Blogger tarafından desteklenmektedir.

© 2011 Doğu incisi, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena