18 Mayıs 2013

I LOVE BOOK; İncir Kuşları


7/10

Kitap Adı: İncir Kuşları
Kitap Yazarı: Sinan Akyüz
Kitap Sayfa Sayısı: 328 
Okuduğum Sayfa Sayısı: 328


Arka Kapak;
Sinan Akyüz'den Yüreğinize Dokunacak Bir Kitap!
Boşnak Kızın Bir Solukta Okunan Gerçek Hikâyesi...
Çok satan romanlarıyla tanınan ve geniş okur kitlesine sahip yazar Sinan Akyüz yine ses getirecek son kitabıyla okurlarını selamlıyor. Alfa Yayınları'ndan çıkan İncir Kuşları'nda yazar, Bosnalı bir genç kız olan Suada'nın gerçek yaşamından yola çıkıyor. Okuru savaşın ve aşkın yakıcı gücüne tanıklığa davet ediyor.

Bosna tüm bilinmeyenleriyle ilk kez Sinan Akyüz kalemiyle yazıldı...
Sinan Akyüz dünyanın seyirci kaldığı bir soykırımı Suada'nın öyküsüyle yeniden gündeme getiriyor. Yakın tarihi edebiyatla buluşturan yazar, aşkın içinde "savaşı ve şiddeti", savaşın içinde de "aşkı ve inancı" ustalıkla harmanlıyor. Bu romanla Bosna Savaşı'nın bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor.
Aynı ırktan geliyorlardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci, diğeri ise Hıristiyan Sırp'tı. İkisi de konservatuardaki aynı Boşnak kızına âşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç, güzeller güzeli Suada'ya aşklarını ilan ettiler. Ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise "Kalbimde iki kişiye yer yok" cevabını almıştı.

Takvim yaprakları 6 Nisan 1992'yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere... Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgârda âdeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu, savruldu, savruldu.. Sonra da kader onu bir zamanlar 'hayır' dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış "Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?" demişti.

Modern zamanlarda Avrupa'da yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır İncir Kuşları...


Nihayet Sinan Akyüz ile ben de tanıştım. Biliyorsunuz bu kitabı bana Terzi Mankeni önermişti sizde öneri istediğime. Ve bitirdim. Aslında sadece bir gün sürdü. Bosna Savaşı'nın yaşandığı zamanlarda bir çocuk olan ben savaşın iç yüzünde neler elbet bilemezdim. Hatta izlettirilmezdi ve anlatılmazdı da. Bosna'da yaşananların sadece bir savaş olduğu vardı hep aklımda. Kadınların bu kadar çirkince, bu kadar rezilce insanlık dışı durumlarla yüz yüze bırakıldığı hiç aklıma gelmezdi. 
Açıkçası ben her savaşın bir soykırım olduğundan yanayım. Her öldürülen kişi o ülkenin topraklarındaki soyun azaltılması demektir. Bunun için Bosna'da yaşanan bu çirkinliği bu kadar açık seçik okumak kanımı dondurdu. Ağladım, düşündüm, üzüldüm. Ama bir şeyi de düşünmeden edemedim. Acaba her kelimesi gerçek miydi bu yazılanların? Yoksa arada kurgular da var mıydı? 
Bu kitap aslında benim her anlamda hayal kırıklığım oldu. Öncelikle çok eski olmayan bu insanlık ayıbı ile yüzleştim. Sonrasında da Sinan Akyüz'ün basit ve özensiz, sıradan cümleleri. Benim için büyük hayal kırıklığı oldu Sinan Akyüz. Yine de elimdeki diğer kitabı Piruze'yi okuduktan  sonra fikirlerimi netleştireceğim. Kitaba dönecek olursak, kesinlikle okumalısınız. 
Bol kitaplı günler...


Blogger tarafından desteklenmektedir.

© 2011 Doğu incisi, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena