13 Eylül 2014

Mango çekirdeği nasıl filizlendirilir?


Tatildi, işti güçtü derken yine ıssız kaldı buralar. Türkiye ile ilgili birkaç yayını daha sonraya saklıyorum, önceliği internette çok araştırıp acabalarla yola çıktığım mango filizlendirme konusuna vermek istedim. Aslında biraz çaba ve sabır gerektiren bir iş olduğunu yola çıkmadan önce kabul etmelisiniz. 
Ben iki tane mango çekirdeğini meyve kısmını afiyetle yedikten sonra etrafında kalan lifli yapıyı bıçakla kazıdım. Mangoyu bilenleriniz vardır, bilmeyenleriniz de denerken görecektir ki mürdüm eriği çekirdeğinin daha büyüğüne benziyor. İç kısmındaki filizlenecek olan yumuşak çekirdeğe gerekli nemi sağlayabilmek için bombeli olmayan, yani sivri olan taraftan bıçak yardımıyla bir parça kesmeniz gerek. 
Böylece içerideki çekirdeğe zarar vermeden filizlenip dışarı çıkması için yol açmış oluyoruz. 
Derin bir kap içerisine su doldurup çekirdeği örtmesini sağlıyoruz. 
Bir aya yakın bir süre her gün suyunu değiştirmek koşulu ile varsa güneşe denk gelecek şekilde yoksa sıcağa yakın ılık bir ortamda çimlenmesini bekliyoruz. Benim çekirdeklerim yaklaşık 28 günde ekilecek kıvama geldi. 20 günden sonra her gün suyunu değiştirirken açık olan kısmından filizlenmeyi kontrol ettim. 
Minik bir yeşillik gördüğümüz anda büyük çiçeklerin olduğu saksının bir köşesine sert çekirdeğin kırık olan kısmı yukarı gelecek şekilde (filiz kolayca yolunu bulup gün ışığına çıksın diye) toprağa yerleştirip, can suyunu verdik. Her gün azıcık suladık. Açıkçası internette okuduklarımdan sonra ben pek umutlu olmadığımdan özel bir saksıya bile ekmedik. 10 güne kalmadan topraktan kaldırdı başını. 


Ve kısa zamanda da 20 cm uzunluğunu buldu. Trakya Bölgesi kışları çok sert geçen ve tropikal iklimle uzaktan yakından alakası olmayan bir iklime sahip. Ama bu istediğimiz ağacı yetiştirmekten mahrum kalacağımız anlamına gelmiyor. Şimdilik minik bir bebek ileride de belki bir serası olur. 
Sizde bu şekilde tropikal meyveleri deneyebilirsiniz. Toprak, doğa o kadar cömert ki ileri de belki de bir avuç toprak bile büyük nimet olacak. Şimdi de böyle ama metropol olma sevdası yolunda verimli toprak diye bir şey bırakmadık dünyada. Oysaki çocukluğumuzda böyle miydi? Gökyüzünü görebilmek, maviliğine dokunabilmek için gökdelenlere ihtiyacımız mı vardı? Tüm ihtişamıyla sokaklardan göz kırpardı duruluğu. 
Yıldızlar öyle çoktu ki bir sonraki gece aynı yıldızı bulmak için zorlanırdık. 
Şimdiyse yıldız görünce seviniyoruz. Benim gökyüzümde açık havalarda 1-2 yıldız görünüyor. 
Bu yüzden doğaya hepimiz borçluyuz. Bize verdiklerinin birazını ona geri verebilirsek ne mutlu. Son olarak eğer aklınıza takılan bir şey olursa mail yoluyla ulaşabilirsiniz.
Sevgiler.

Blogger tarafından desteklenmektedir.

© 2011 Doğu incisi, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena