18 Mart 2015

Özgürlük güzel şey

İnsanın bir zamanlar kendini en özgür hissettiği mekanı birden terk etmesi ne tuhaf. Acaba zaman zaman özgürlüklerimizden de mi sıkılıyoruz?
Dar alanlarda kısa paslaşmalar gerçekten de çekiyor mu ilgimizi yoksa tekdüzelik mi yeni arayışlara itiyor.
Sokaktan koşarak gelirdim buraya oysa ki. Yeni şeyler yazacak olmak heyecanı ne başkaydı. Şimdi tüm bir günü fotoğraf karesine sığdırma kolaylığı yazı yazmaktan uzaklaştırıyor mu?
Mesela eskisinden daha az blog okur eskisinden daha çok fotoğraf beğenir oldum. O kadar olmuş ki yazmayalı en iyi bildiği şeyi unutur ya insan öyle bir boşluk kapladı içimi. Yazı yazarken biri beni izliyormuş gibi utanasım geliyor. Hani bir şey yaparken ki o acabalı bakış vardır ya etrafa...
Oysa zaman zaman yapabildiğim en güzel şeydir karalamak.
Kim bilir küçük hikayelerim bir gün bir ağaç yaprağında can bulur, kim bilir. Daldan dala çevirir okuruz, neden olmasın. Aslında Uzak doğu diyecektim yine. Birkaç satır not düşeyim de dursun ileride lazım olurdu derdim.
Baktım ki Uzak doğu'dan ziyade kendime olan uzaklaşmayla baş başayım.
Sonra yazarken düşündüm ne kadar bıkarsa bıksın insan dönüp dolaşıp özgür bir alan arıyor kendine. Ve yine kucaklaşıyor bir yerde onunla.
Kendime döndüm bu gece biraz, döndüm baktım neresine gelmişim yolun. Neresinde kimleri bırakmış, neresinde kimleri katmışım.
Neresinde kimleri neşe diye günüme saçmışım,
Huzur kaçıp gitmesin diye nasıl taklalar atmışım.
Ayağa kalktığımda kimler çelme takmış, uyuyakaldığımda kimler benimle rüyaya dalmış.
Kimler kısmış alarmımın sesini, kimler yetişmiş en uzaktan imdadıma. 
Kimler aralamış zihnimin karanlık kapılarını, tozlu raflarını.
Nereden nasıl geldim buraya, nasıl vardım bunca kanıya bilmiyorum.
Ama biliyorum,
ister yanına kattıklarınla olsun
ister bir başına;
özgürlük güzel şey.

Ve bir de bu şarkı...


Blogger tarafından desteklenmektedir.

© 2011 Doğu incisi, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena